Perhan ve Çingeneler Zamanı


Çingeneler Zamanı, Time of the Gypsies veya orijinal adıyla Dom za vešanje, Avrupa’nın unutulmuş ve özgür halkı Çingeneler üzerine odaklanması ve Emir Kusturica’nın Cannes ödüllü bir filmi olmasının dışında insanın fark edilir biçimde değişmesinin çevresine ve kendisine olan etkilerini çok iyi anlatan Çingeneler Zamanı, aşk dolu, ümit dolu, ümitsizlik dolu, hayal kırıklığı dolu, insanı alıp başka dünyalara götüren, hemen hemen her izleyenin gözlerinden yaşlar boşaltan, insana yıkılmayı, vazgeçmeyi ve hüzünle dalga geçmeyi öğreten, 1988 yapımı bir Emir Kusturica eseri. Filmi izlerken Goran Bregoviç müziklerinde yok olup gitmek de ayrı bir keyif.

Filmin başrolünde Perhan karakteriyle Davor Dujmovic karşımıza çıkıyor. Dujmovic, henüz 19 yaşındayken tam anlamıyla bir resital ortaya koymuş. Zor bir konu üzerine ve ağır duygular barındıran karakteri öyle bir yansıtıyor ki bize sanırım Perhan’ı ömrümüzün sonuna kadar unutmak mümkün olmayacak. En azından ben Perhan'ı hep hatırlayacağım.

Elinde bir akordeonu, gözünde kavanoz dipli gözlükleri, ikisinin arasındaki dili başka hiç kimsenin anlamadığı bir hindisi ve zihin gücüyle metalleri hareket ettirebilmek anlamına gelen telekinezik güçleri olan Perhan'ın, kızkardeşine ve babaannesine olan aşırı düşkünlüğü hep hüzünlendirmiştir beni. Bütün hayatını, bacaklarından rahatsız kız kardeşini tedavi ettirebilmek ve sevgilisi Azra ile evlenebilmek için para kazanmak uğruna alt üst etmiş ve “Kendime yalan söylediğimden bu yana artık kimseye inanmaz oldum.” diyerek müthiş bir replik ortaya koymuştur.

Çingeneler Zamanı’nın hiç aklımdan çıkmayan sahnesi ise, köyüne geri döndüğünde sevgilisi Azra’nın hamile olduğunu gören ve yaşadıklarının ağırlığı sonucu herkese ve her şeye duyduğu güvensizliğin etkisiyle, Azra’nın karnındaki bebeğin kendisinden olduğuna inanmayan Perhan’ın “Tanrım, nedir bu başıma gelenler?” diyerek kendini meyhaneye attığı, içkileri içerek kendini bir çingene orkestrasının çaldığı şarkıya bıraktığı ve delicesine dans ettiği sahneyi unutmak ne mümkün. İnsan ruhunun en yıkık, en dökük, en perişan halinin en mükemmel bir yansımasıdır. O an sahnede "Ederlezi" öyle bir çalar ki, insanı bambaşka bir duyguya sürükler.

Çingeneler Zamanı  konusu, kurgusu, müzikleri, oyuncuların performansları, gerçeküstü sahneleri ve insanın hayat karşısındaki çaresizliğinin, yıkılışının, pek çok şeyden vazgeçişini mükemmel şekilde içermesi açısından izlemeye ve düşünmeye değer bir filmdir. Perhan ise okunabilecek, izlenebilecek  bütün kitaplardaki ve filmlerdeki karakterlerin en ilginçlerinden biri olarak kalır insanın aklında.

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Böyledir işte lokmamız, acıdır

Tarih öncesi dönemden bugüne toplum, aile ve kadın

BİR DİRENİŞİN ÖYKÜSÜ