BİR DİRENİŞİN ÖYKÜSÜ

 
 
Yazan: Dilek Toker 
 
Kenan Karabağ’ın kaleme aldığı, yüz yıllık bir karanlığı aralayan, belgesel niteliğindeki “Maria Suphi Bir Direniş Öyküsü” romanı 2021 yılında geçtiğimiz aylarda Tekin Yayınevi tarafından yayımlandı. Kafkaslar’ın Yaşar Kemal’i olarak anılan Kenan Karabağ bu kitabında köklerini geçmişten alan bir olaylar dizisini anlatıyor. Bu sayede de Maria Suphi’nin mücadelesi de bir roman şeklinde ilk defa okuyucuyla buluşuyor.
 
Kitabın ilk sayfasındaki teşekkür yazısının ardından Maria Suphi’nin  Yahya Kahya’nın evinde yaşadıklarından bir kesiti okuyoruz. Bir sonraki bölümde ise genç Komsomolka Maria ve Mustafa Suphi’nin tanışmasıyla başlayan hikayelerine geçiyoruz. Kitabın isminden hareketle sadece Maria Suphi’nin hikayesini okumuyoruz aslında. Mustafa Suphi’nin Sinop’tan Kırım’a ardından Rusya’ya geçişi, orda yaşananlar ve Bakü’de  TKP’nin kuruluş süreci, Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu ve  Ekim Devrimi sonrasında Sovyetlerin durumuyla ilgili de bilgi sahibi oluyoruz.
 
Kitabın ana çerçevesini TKP heyetinin Anadolu’ya geçip Kurtuluş Savaşı’na katılma kararlılığı, Ankara Hükümeti’nin ve Kazım Karabekir’in tutumu, verilen emirler, kışkırtılan halk, Mustafa Suphi ve yoldaşlarının amansız mücadelesi, acımasızca katledilmesi ve Maria Suphi’nin onu alıkoyanlara karşı boyun eğmeyişi oluşturuyor.  Maria Komsomolka olup Anadolu’da köy köy dolaşıp Ekim Devrimi’ni anlatmak isterken şiddetin her türlüsüne maruz kalıyor. Bedeni üzerinden küçük düşürülmek, yok edilmek isteniyor. O satırları nefesimizi tutup okurken Maria’nın cesaretine ve direnişine hayran kalmamak elde değil.
 
Kitabın son sayfalarında ise yazarın Maria Suphi’nin mücadelesini yazma sürecine tanık oluyoruz. Yazar kitabını “On yıllık çalışmam Onbeşler’e ve onların izlerini takip edenlere armağan olsun,” diyerek bitiriyor.
 
 
Maria Suphi nezdinde Onbeşler’in mücadelesine saygıyla.


 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Böyledir işte lokmamız, acıdır

Tarih öncesi dönemden bugüne toplum, aile ve kadın