Kayıtlar

Haziran, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Tarih öncesi dönemden bugüne toplum, aile ve kadın

Resim
Yazar: Dilek Toker Engels "Ailenin Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni" isimli kitabını 1884’te yazdı. Engels kitabını Marx’ın ölümünden sonra yazmış olsa da sıklıkla onun notlarından, makalelerinden ve el yazmalarından yararlanıyor. Kitap bugüne kadar dilden dile çevrildi ve defalarca baskısı yapıldı. Türkçe baskısı son olarak Erkin Özalp çevirisiyle 2019 yılında Yordam Kitap’ta yayımlandı. Engels’in bu kitabı, Marksistlerin insanlık tarihinin gelişimine ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dair tartışmalarda yararlandığı baş ucu niteliğinde bir kitap. Baş ucu kitabı olmasının yanı sıra bazı çevrelerce de çok eleştirilen bir kitap olma özelliğini koruyor. Engels kitabını yazarken Amerikalı antropolog Lewis Henry Morgan’ın ‘’Eski Toplum’’ adlı eserinden yararlanıyor. Engels bu eseri daha geniş ölçekte inceliyor ve sonrasında yazdığı Ailenin Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni isimli kitabı Morgan’ın araştırmalarını aşan bir niteliğe sahip. Engels Morgan’ın çalışmalarına kendi ça...

Perhan ve Çingeneler Zamanı

Resim
Çingeneler Zamanı, Time of the Gypsies veya orijinal adıyla Dom za vešanje, Avrupa’nın unutulmuş ve özgür halkı Çingeneler üzerine odaklanması ve Emir Kusturica’nın Cannes ödüllü bir filmi olmasının dışında insanın fark edilir biçimde değişmesinin çevresine ve kendisine olan etkilerini çok iyi anlatan Çingeneler Zamanı, aşk dolu, ümit dolu, ümitsizlik dolu, hayal kırıklığı dolu, insanı alıp başka dünyalara götüren, hemen hemen her izleyenin gözlerinden yaşlar boşaltan, insana yıkılmayı, vazgeçmeyi ve hüzünle dalga geçmeyi öğreten, 1988 yapımı bir Emir Kusturica eseri. Filmi izlerken Goran Bregoviç müziklerinde yok olup gitmek de ayrı bir keyif. Filmin başrolünde Perhan karakteriyle Davor Dujmovic karşımıza çıkıyor. Dujmovic, henüz 19 yaşındayken tam anlamıyla bir resital ortaya koymuş. Zor bir konu üzerine ve ağır duygular barındıran karakteri öyle bir yansıtıyor ki bize sanırım Perhan’ı ömrümüzün sonuna kadar unutmak mümkün olmayacak. En azından ben Perhan'ı hep hatırlayacağım...

Böyledir işte lokmamız, acıdır

Resim
Yazar: Dilek Toker Acı Lokma, Fahri Erdinç’in ‘’yazgı adamlığı’’ kimliğine giderken yazdığı adeta mihenk taşı niteliğinde bir kitap. Fahri Erdinç’in yaşamının otuz yıllık kesitini bize sunuyor. Kitabı okurken bir yandan yazarın yaşamıyla ilgili ayrıntılı bilgiye sahip olurken bir yandan da cumhuriyetin ilk yıllarından 40’lı 50’li yıllara uzanıyoruz. Kitabın ilk baskısı 1977 yılında yapılıyor. Türkiye’de hiçbir yayınevi kitabı basmayınca kitap Bulgarca’ya çevrilerek Sofya’da Narodna Prosteva Yayınevi’nde basılıyor. İlk basımının ön sözünü Nazım Hikmet yazıyor ve Fahri Erdinç’i Türk dilinin ustaları arasında sayıyor. Kitabımız Acı Lokma ismini Bulgaristan sınırında bir Bulgar yüzbaşı ve Fahri Erdinç arasında geçen bir konuşmadan alıyor. Bulgar yüzbaşı ‘’Nasıl Türkiye’de durumlar?’’ diye sorduğunda Fahri Erdinç cebinden bir lokma kuru ekmek çıkarıp uzatıyor. Ekmeğin tadına bakan yüzbaşı ekmeği acı olarak nitelendiriyor. Fahri Erdinç ise ‘’Böyledir işte lokmamız, acıdır.’’ diyor ve bu cüml...